İşe Yarayan Bir Portföy Nasıl Hazırlanır
Portföy bir arşiv değil bir argümandır. Hangi işleri seçmeli, süreci nasıl anlatmalı ve deneyim yoksa ne yapmalı.
Selin Koral 4 dk okuma
Bazı mesleklerde ne bildiğinizi anlatmak yetmez, göstermeniz beklenir. Tasarımcılar, yazarlar, fotoğrafçılar, mimarlar, yazılımcılar, video kurgucuları ve giderek daha fazla meslek grubu iş ararken bir portföy sunmak zorunda kalıyor. Ancak portföy hazırlamak, yapılmış işleri bir klasöre koymaktan ibaret değildir. İyi bir portföy, bir arşiv değil bir argümandır: Bu işi neden ben yapmalıyım sorusunun görsel cevabı.
En sık yapılan hata, her şeyi göstermeye çalışmaktır. Yıllar içinde biriken bütün işleri sıralamak, kişiye emeğinin karşılığını verdiğini düşündürür ama karşı taraf için tam tersini yapar. Otuz iş gösteren bir portföyde okuyan kişi genellikle ilk beşine bakar ve zayıf bir örneğe denk gelirse geri kalanı hiç açmaz. Portföyün gücü, en zayıf halkasıyla ölçülür.
Az Ama Doğru İş
Sağlıklı bir portföy genellikle altı ile on arasında iş içerir. Bu işler rastgele seçilmez; hedeflenen pozisyona ya da müşteri tipine göre belirlenir. Kurumsal bir yere başvuruyorsanız serbest ve deneysel çalışmalarınız değil, ölçülü ve sistemli işleriniz öne çıkmalıdır. Yaratıcı bir stüdyoya başvuruyorsanız tam tersi geçerlidir.
Bu, portföyün başvuruya göre yeniden düzenlenmesi gerektiği anlamına gelir. Tek bir sabit portföyle her kapıyı çalmak pratik görünse de sonuç verimi düşüktür. Sıralamayı değiştirmek, bazı işleri çıkarmak ve açıklamaları hedefe göre yeniden yazmak çoğu zaman yarım saatlik bir iştir ama dönüş oranını belirgin biçimde artırır.
Sonucu Değil Süreci Anlatın
Portföydeki en değerli kısım, işin kendisi değil o işin hikâyesidir. Karşı taraf bitmiş görsele bakarak yeteneğinizi tahmin edebilir, ama nasıl düşündüğünüzü ancak anlatırsanız bilir. Bu yüzden her iş için kısa bir çerçeve kurmak gerekir: sorun neydi, hangi kısıtlar vardı, hangi yolu seçtiniz, neden, sonuç ne oldu.
Bu anlatım uzun olmak zorunda değildir; birkaç cümle çoğu zaman yeterlidir. Önemli olan, kararların gerekçelerinin görünmesidir. "Müşteri kısa süre istedi, bu yüzden mevcut yapıyı yeniden kullandım" cümlesi, sayfalarca övgüden daha ikna edicidir. İşin ölçülebilir bir sonucu varsa onu da eklemek gerçekliği güçlendirir.
Deneyim Yoksa Ne Yapmalı
Yeni başlayanların en büyük çıkmazı, gösterecek gerçek iş bulunmamasıdır. İş almak için portföy gerekir, portföy için iş gerekir. Bu döngüyü kırmanın yolu, kendi kendine iş üretmektir. Var olan bir ürünün eksik bulduğunuz yönünü yeniden tasarlamak, hayali bir marka için bütün bir çalışma hazırlamak, bir soruna kendi çözümünüzü kurmak tamamen meşru portföy içerikleridir.
Bu tür çalışmaların gerçek müşteri işi gibi sunulmaması önemlidir; kişisel çalışma olduğu açıkça belirtilmelidir. Ancak dürüstçe sunulduğunda değeri azalmaz, çünkü karşı taraf zaten yeteneği ve düşünme biçimini görmek ister. Hatta kendi kendine iş üretmiş olmak, girişkenliğin de kanıtı sayılır.
Sunumun Kendisi de Bir İştir
Portföyün nasıl sunulduğu, içeriği kadar mesaj taşır. Dağınık dosya isimleri, düşük çözünürlüklü görseller, açılmayan bağlantılar ya da karmakarışık bir sıralama, işin kalitesinden bağımsız olarak özensizlik izlenimi bırakır. Tersine, sade ve düzenli bir sunum daha en baştan olumlu bir beklenti yaratır.
Pratik birkaç kural yardımcı olur: en güçlü işi en başa koymak, ikinci güçlü işi sona bırakmak, her işi aynı düzende sunmak ve gereksiz süslemeden kaçınmak. Ayrıca portföyün ulaşılabilir olması gerekir; karşı tarafın indirmek, kayıt olmak ya da izin istemek zorunda kalmadan bakabilmesi ciddi bir avantajdır.
İzin ve Gizlilik Meselesi
Portföy hazırlarken sıkça atlanan konu, gösterilen işlerin paylaşılabilir olup olmadığıdır. Kurum içinde yapılan pek çok çalışma gizlilik kapsamındadır; yayımlanmamış bir ürün, iç veriler ya da müşteriye özel bilgiler izinsiz paylaşıldığında hem hukuki sorun hem de itibar kaybı doğurur.
Çözüm işi tamamen dışarıda bırakmak zorunda değildir. Müşteri adını gizlemek, sayıları oransal olarak vermek, hassas ekranları temizlenmiş biçimde göstermek ya da yalnızca yaklaşımı anlatmak çoğu durumda yeterlidir. Mümkün olduğunda ise en temizi doğrudan izin istemektir; pek çok kurum, kendi işinin iyi bir örnek olarak gösterilmesine olumlu bakar.
Portföy bir kez hazırlanıp rafa kaldırılan bir belge değildir. Yeni bir iş bitirdiğinizde, o işin en iyi örneklerini ve kısa notlarını hemen kaydetmek, aylar sonra hatırlamaya çalışmaktan çok daha kolaydır. Düzenli beslenen bir portföy, bir sonraki iş fırsatı geldiğinde aceleyle hazırlanan bir dosyadan her zaman daha güçlü durur.