İçeriğe geç
Hayattan Gündem
Teknoloji

Telefon Suya Düşünce İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Suya düşen telefonda asıl hasar çoğu zaman ilk temasta değil sonrasında oluşur. Doğru sıra, yaygın hatalar ve bekleme süresiyle ilgili pratik rehber.

Nihan Ertem 4 dk okuma

Telefonun suya düşmesi, önceden hazırlanılamayan kazalardandır. Lavabonun kenarından kayar, yağmurda cebe sığmaz, masadaki bardak devrilir. Olaydan sonraki birkaç dakika, cihazın kurtulup kurtulmayacağını büyük ölçüde belirler. Bu dakikalarda yapılan yanlışlar ise genellikle iyi niyetle yapılır: hemen açıp kontrol etmek, şarja takmak ya da sıcak havayla kurutmaya çalışmak. Oysa suyun asıl zararı çoğu zaman ilk temasta değil, sonrasında verilir.

Asıl Zarar Nasıl Oluşur?

Sudan gelen tehlike iki başlıktır. Birincisi, cihaz açıkken devreler arasında istenmeyen bir bağlantı oluşmasıdır; elektrik akımı gitmemesi gereken yoldan geçtiğinde kalıcı hasar bırakabilir. İkincisi, suyun içindeki minerallerin ve kirin kuruduktan sonra metal yüzeylerde bıraktığı tortudur. Bu tortu zamanla korozyona yol açar. Bu yüzden telefon ilk anda çalışıyor olsa bile, günler sonra sorun çıkabilir.

Suyun türü de sonucu etkiler. Temiz musluk suyu görece en az zararlı olanıdır. Deniz suyu tuz nedeniyle çok daha aşındırıcıdır; havuz suyu kimyasal içerir; şekerli içecekler ise kuruduğunda yapışkan bir kalıntı bırakır. Tuzlu veya şekerli bir sıvı söz konusuysa aciliyet daha yüksektir.

İlk Dakikada Yapılacaklar

İlk kural, cihazı sudan çıkarır çıkarmaz kapatmaktır. Açıksa kapatın, kapalıysa açmayı denemeyin. İkinci kural, kesinlikle şarja takmamaktır; ıslak bir cihaza akım vermek en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hatadır. Üçüncü kural, tuşlara basmayı ve cihazı sallamayı bırakmaktır. Sallamak suyu dışarı atmaz, daha derindeki bölgelere taşır.

Ardından çıkarılabilir parçalar ayrılır: kılıf, hafıza kartı, SIM tepsisi. Tepsinin çıkarılması, gövde içindeki nemin dışarı çıkabileceği bir açıklık bırakır. Dış yüzey yumuşak ve emici bir bezle silinir. Bağlantı noktalarına pamuklu çubuk sokmak, suyu içeri itebileceği için önerilmez. Cihaz, ekranı yukarı bakacak şekilde düz bir yüzeye bırakılır.

Yapılmaması Gerekenler

Saç kurutma makinesiyle kurutmak yaygın bir hatadır. Sıcak hava hem içerideki yapıştırıcıları ve contaları etkiler hem de nemi cihazın derinlerine üfler. Aynı şekilde fırın, kalorifer üstü ya da doğrudan güneş altında bırakmak da sıcaklık nedeniyle bataryaya zarar verebilir. Isı, kurutma yöntemi değil ek bir risktir.

Pirinç içine gömme yöntemi ise sanıldığı kadar etkili değildir. Pirinç, gövde içindeki nemi çekecek güçte bir kurutucu değildir; üstelik tozu ve küçük taneleri bağlantı noktalarına sokabilir. Cihazı havadar, kuru ve serin bir yerde bekletmek en az bu yöntem kadar iyi sonuç verir ve ek risk taşımaz. Silika jel paketleri varsa, kapalı bir kapta cihazla birlikte bekletilmesi daha mantıklı bir seçenektir.

Bekleme Süresi ve Sonrası

Sabırsızlık bu konuda en büyük düşmandır. Cihazı en az yirmi dört saat, mümkünse daha uzun süre kapalı ve kuru bir ortamda bekletmek gerekir. Bu sürede birkaç kez açıp denemek, tüm bekleyişi anlamsız kılar. Süre dolduğunda telefon açılıyorsa hemen rahatlamamak gerekir; ekranın bir bölümünde renk bozulması, hoparlörde cızırtı, şarj yuvasında temassızlık ya da beklenmedik kapanmalar günler içinde ortaya çıkabilir.

Su teması sonrası hoparlörden boğuk ses geliyorsa, cihazın normal kullanımıyla birkaç gün içinde düzelmesi mümkündür; çünkü ses üreten yüzeydeki nem zamanla uçar. Buna rağmen düzelmiyorsa ve özellikle şarj sorunları başlamışsa servise başvurmak gerekir. Cihazın içine su girdiğini gösteren küçük göstergeler bulunur ve teknik servis bunlara bakar.

Verilere Ne Olur?

Kazadan sonra insanların asıl kaygılandığı şey genellikle cihaz değil, içindeki fotoğraflar ve kayıtlardır. Telefon açıldığında ilk yapılacak iş, önemli içeriği başka bir yere aktarmaktır; çünkü su gören bir cihazın ömrü belirsizdir. Bu aktarımı ertelemek, ikinci bir kayıp riski yaratır. Cihaz hiç açılmıyorsa, servis çoğu durumda kart ve hafıza üzerinden kurtarma seçeneklerini değerlendirebilir.

Diğer Sıvılar ve Nemli Ortamlar

Telefonu tehdit eden tek şey doğrudan suya düşmek değildir. Banyoda uzun süre buhara maruz kalmak, terli bir cepte taşımak veya soğuktan sıcağa hızlı geçişte gövde içinde yoğuşma oluşması da benzer sonuçlar üretir. Bu tür nem birikimi yavaş ilerlediği için fark edilmez; kamera camının içinde buğu görünmesi ya da şarj yuvasının ısınması ilk uyarı olabilir. Böyle durumlarda da cihazı kapatıp kuru bir ortamda bekletmek, sorun büyümeden çözülmesini sağlar.

Kaza Tekrarını Azaltmak

Suya dayanıklılık etiketi taşıyan cihazlar bile sınırsız korumaya sahip değildir. Bu dayanıklılık belirli koşullarda ve yeni cihaz üzerinde ölçülür; zamanla contalar yaşlanır, düşme sonrası gövde açıklıkları değişir. Yani etiketin varlığı, telefonu suya sokmak için bir izin değildir.

Günlük hayatta riski azaltmanın yolları basittir: telefonu lavabo, küvet ve mutfak tezgâhının kenarına koymamak, yağmurlu havada dış cepte taşımamak, bardağın yanına bırakmamak. Denize veya havuza yakın ortamlarda kapaklı su geçirmez bir kılıf işe yarar. Kaza yaşandığında ise en iyi tepki hızlı hareket etmek değil, doğru sırayla ve sabırla hareket etmektir.

Paylaş: Facebook X WhatsApp

Teknoloji bölümünden